

Sözleşmenin Türleri
Sözleşme Türleri Nelerdir?
Şekil, çeşitli kıstaslara göre ayrıma tabi tutulmaktadır. Nitekim, doktrinde, “kaynaklarına göre (kanuni / iradi şekil)” ve “gayelerine göre (geçerlilik / ispat şekli)” gibi ayrımlara rastlanmaktadır.
1- Kaynaklarına göre sözleşme türleri
Kaynaklarına göre sözleşmeleri iki ayrı grupta incelemek mümkündür.
a) Kanuni şekil
Kanuni şekil, kanunun öngördüğü şekildir. Bir başka ifadeyle, bir sözleşmenin meydana gelebilmesi için tarafların iradelerini açıklama biçiminin bizzat kanun tarafından tespit ve tayin edilmiş olmasıdır.
b) İradi şekil
Kanunun şekle tabi kılmadığı bir sözleşmeyi tarafların kendi istek ve iradeleriyle bir şekle tabi kılmalarıdır. Borçlar Kanunumuz, taraflara aslında şekle tabi olmayan bir sözleşmeyi aralarında kararlaştıracakları bir şekilde yapma olanağı tanımış, dolayısıyla tarafların kararlaştıkları şekle bir “geçerlilik şekli” niteliği vermiştir. (BK,16)
2- Gayelerine göre sözleşme türleri
Gayelerine göre sözleşmeleri de iki ayrı grupta incelemek mümkündür.
a) Geçerlilik şekli
Geçerlilik şekli; bir sözleşmenin geçerli surette meydana gelebilmesi için uyulması gereken şekildir. Bir diğer ifadeyle, eğer bir sözleşme belirtilen şekilde yapılmadıkça geçerli olarak doğmayacak ise, bu şekil bir “geçerlilik şekli”dir.
Borçlar Kanunumuz, kural olarak sözleşmelerin “şekilsizce” meydana gelebilmeleri esasını kabul etmiş ve bunu “sözleşmenin sıhhati, kanunda sarahat olmadıkça hiçbir şekle tabi değildir” demek suretiyle belirtilmiştir (BK,11-I).
Sözkonusu Kanun’un istisnai olarak öngördüğü şekil ise, bir geçerlilik şeklidir. Kanun’un emrettiği şeklin (kanuni şekil) yanında, bizzat tarafların kararlaştırdığı şeklin (iradi şekil)’de bir “geçerlilik şekli” olduğu Borçlar Kanunu’nda belirtilmiş bulunmaktadır (BK,16-I).
b) İspat şekli
İspat şekli, bir sözleşmenin varlığının ispatı için öngörülen şekildir. Başka bir deyişle, eğer bir sözleşmenin mevcudiyeti ancak belli bir şekilde ispat edilebilecek ise, bu şekil bir “ispat şekli”dir.
Nitekim, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 288 inci maddesi böyle bir ispat şeklini ihtiva etmektedir. Bu madde (1996 yılında tadil edilmiştir) hükmüne göre, değeri kırk milyon Türk Lirasını aşan sözleşmeler ancak yazılı bir belgeyle (senet ile) ispat edilebilir.
[wps_posts_block post_type=”post” taxonomy=”category” tax_term=”10″ tax_operator=”IN” offset=”0″ post_status=”publish” excerpt_length=”30″ view=”list” columns=”1″ ignore_sticky_posts=”no” order=”desc” orderby=”date” posts_per_page=”10″ allow_pagination=”no”]